GÖLBAŞI KÖYÜ

İlçenin ve Çağa Gölü’nün güneyinde tepelik alanda yer alır. Eskiden adı “Kaltakçı” idi. Kaltak; binek hayvanı üzerinde oturmaya yarayan eyerin tahta kısmına verilen addır. Son ek -çı sonuna geldiği kelimelere “o işi yapan, satan” anlamı vermektedir. Kaltakçı, eyerin tahta kısmını yapan, satan kişi anlamına gelir.Bu isimden biz köyün tarihsel olarak bu iş kolunda usta olduklarını en azından Osmanlı döneminde köyün varolduğunu anlıyoruz. Eskiçağa’ya yakın olması eski yerleşimlerin Çağa Nahiyesi’ne doğru geliştiğini gösteriyor.

Köyün ilk isminin “Boyacılar Köyü” olduğu da nakledilir. Köyün doğusunda bulunan mahallede, Sinanlar Mevkii denilen yerde, Boyacı Pınarı adı verilen bir su kaynağı vardır. “Boyacı Pınarı” olarak anılan yer söyleyişte “Bocu Pınarı” veya “Bocu Köyü” olarak değişmiştir.

Yakın tarihte köyün ismi 1981 yılında “Kaltakçı” iken, “Gölbaşı” olarak değiştirilmiştir. İlçe merkezine 7 km. uzaklıktadır. İki mahallesi vardır. Merkez ve Alibeyler Mahallesi’dir.

Bu köyün kurucusu olarak bir zat gösterilir. ”İlçede mukim mülazımlardan Yüzbaşı Mülâzım Bey isimli kişi şimdiki Gölbaşı Köyü’nün bulunduğu yere gelip yerleşir. İlk yerleşim yerini kuran yüzbaşı daha sonra Çağa Köyü’ne oradan da Yeniçağa’ya geçer.” Biz bu görüşün doğruluğuna şüphe ile bakıyoruz. Zira yukarıda da belirttiğimiz gibi köy eski bir köydür. Söz konusu Yüzbaşı Mülazım Bey, Yeniçağa İlçesi’ne yerleştiğine göre, (Yeniçağa 1910 civarında kurulmuştu) Gölbaşı köyünün Yeniçağa kadar bir tarihi olması gerekir. Oysa bu köy çok daha eskiden kurulmuştur. Üstelik köyde Roma, Bizans dönemine ait sütunlar ve Osmanlı dönemine ait yazılı taşlar vardır.

Bu köyün Sinanlar denilen bir mevkisi vardır. Burada Sinan Bey isimli bir zatın sarayı ve etrafında ona bağlı bir köyün varlığına inanılır. Biz Çağa Kazasını anlatırken Çağa Kazasında kadılık yapmış olan Mevlana Sinan bin Hacı Hamza’dan söz etmiştik. Burada adı geçen Mevlana Sinan, Çağa’da kadı olarak görev yapmıştır. Gölbaşı Köyü’nde anılan Sinan Bey yada Sinanlar Mevkisi ile Mevlana Sinan arasında bir bağ kurulabilir.

Tüm bunlar Gölbaşı Köyü’nün eski bir yerleşim yeri olduğuna delildir. Ayrıca Gölbaşı Köyü’nün eski camisinin kitabesinde: “Sahibül Hayrat vel Hasenat Ocakzade esseyit el Hac-ı Osman Ağa’nın hayratıdır. Sene 1235 (1820)” yazmaktadır.

Kaltakçı Köyü bugünkü adı ile Gölbaşı Köyü, Abdülmecid döneminde 14 haneden ibarettir. Hane sayısına göre nüfusu 70 kişi civarındadır. Köyün 1845 yılı kayıtlarına göre yıllık geliri 16325 guruştur. Ödediği vergi 6650 guruş, aşar vergisi 569 guruştur. Hane başına geliri 1166 guruştur. Gölbaşı köyü o dönemde Çağa’nın zengin köylerinden birisidir.

Köyün imamı Ömer Efendi’dir. Bu şahıs kayıtlara göre Bolu’nun İshak Camisinde imamlık yapmıştır. Köyün en varlıklı kişisi Cebeloğlu Ali’dir. Cebeloğlu Ali’nin 32 küçük ve büyük baş hayvanı, 3 dönüm çayırı ve 2290 guruş yıllık geliri vardır. Köyün bu dönemdeki sülale isimleri şunlardır: Ömer Efendi, Saraçoğlu, Baltacıoğlu, İmamoğlu.






Kaynak: ÇAĞA VE KÖYLERİNİN TARİHİ, (YENİÇAĞA TARİHİ-1)İdris KELEŞ