KINDIRA KÖYÜ

Yeniçağa’ya 13 km. uzaklıktadır. Hasanağalar, Kındıra ve Beyköy olmak üzere 3 mahalledir.

Kındıra: Bu isim Anadolu’nun birçok yerinde kullanılan bir isimdir. Öz biçimi ya Kandıra “Kanda-ura” “Yüce Kanda” ya da “Kinda-ura” “Yüce Kinda” (ana tanrıça geç dönemde Artemis) olmalıdır. Kanda kutsallığı olan, kutlu iyi, yüce anlamlarına gelir. Luwi baş tanrılarından biridir. Ura son eki de “ulu, yüce” anlamına gelir. Anlamı “Yüce Kinda” “Yüce Kanda” dır.

Bugünkü yerleşimin tarihi çok eskiye dayanmaz. Bir kısmı Yabanova’dan, bir kısmı Bolu’ya bağlı Tekke Köyü’nden, bir kısmı da çevre köylerden gelerek buraya yerleşmiştir. Cumhuriyetten önce Örenköy’e bağlı bir muhtarlık iken, cumhuriyetten sonra muhtarlık olmuştur. Köyün ilk adının “Kıntır” olduğu da iddia edilir.

Kındıra Köyü civarında önemli Roma-Bizans yerleşimleri vardır. Bu alanda bulunan sütunlar Kındıra ve yakın köylerde musalla taşı olarak kullanılmaktadır. Buradaki yerleşimin bir diğer önemi de tarihi Çağa ve Bolu arasındaki yoldan kaynaklanır. Antik yolun Gökçesu Vadisi, Çağa üzerinden Bolu’ya ulaştığını görmüştük. Sonraki dönemlerde bu yol yerini Kındıra üzerinden geçen yola bırakmıştır. Yeniçağa İlçesindeki tarihi yerleşimler arasında önemli bir yeri vardır.

Beyköy, Çağa Kazasının bir köyüdür. Bu köy 1530 Vilayet-i Muhasebe-i Anadolu Defteri’nde yoktur. İsim anlam olarak “Beyköy, Beyin Köyü, Beye ait olan köy” anlamına gelmektedir. Çağa Kazası’na çok uzak değildir. Çağa’da yaşamış olan Asilbey ile bir ilişkisi vardır. Asilbey’in Otac Köyü sınırlarında bir çiftliği olduğunu biliyoruz. Bu çiftliğin adı Asilbey Çiftliği idi. Çiftliğe yakın bir yerde Asilbey Zaviyesi de kayıtlarda mevcuttur. Çiftliğin ve zaviyenin olduğu yer zaman içinde gelişmiş, hane sayısında artış olmuştur. Burası zamanla bir köyü dönüşmüş ve isim olarak da Asilbey’e ait olduğunu göstermek amacıyla Beyin Köyü anlamında “Beyköy” olarak adlandırılmıştır.

Beyköy, 1840’lı yıllarda Çağa Kazasının bir köyüdür. Bu tarihten öncede köy olduğuna şüphe yoktur. Beyköyü, 7 hanedir. Hane sayısına göre nüfusu 35–40 civarındadır. 1845 yılına göre yıllık geliri 5792 guruştur. Vergisi 2640 guruş, aşar vergisi 218 guruştur. Hane başına geliri 827 guruştur.

Köyde ilgi çeken bir şahıs piyade neferi zabıtası Hacı Gökçeoğlu’dur. Aylık geliri 40 guruştur.

Köyde bu dönemde yaşayan sülaleler şunlardır: Kethüdaoğlu, Kadıoğlu, Hacı Gökçeoğlu, Abazaoğlu, Divanatıoğlu

Bu köy daha sonraları Kındıra Köyü’nün bir mahallesi olmuştur.






Kaynak: ÇAĞA VE KÖYLERİNİN TARİHİ, (YENİÇAĞA TARİHİ-1)İdris KELEŞ